24 Mayıs 2014 Cumartesi

Bir Dilim Tiramisu

Bugün saat 20:00 de başladım işe, yani 12 saat çalışacağım. Toplam 3 kişiyiz resepsiyon bölümünde 1 kişi sözde önbüro müdürü bizden bir farkı yok maaşı dışında, bizim yaptığımız işin aynısını yapıyor, gündüz shiftine o bakıyor. İllaki sorumluluğu biraz daha fazla, öyle olmasa o maaşı almazdı. Ama onun bizden daha farklı olması lazım diye düşünüyorum, bizimle birlikte çalışmak değil bizi denetlemesi, bizi yetiştirmesi lazım. Bildiğiniz üzere özel sektör böyle, ne kadar az insan, o kadar çok iş, o kadar çok para...

Kapitalizmin köleleriyiz biz, hem de en beyaz yakalılardan. Gelen her müşteri, ağzı soğan kokan, konuşurken desk üzerine tükürükler saçan, egosunu senin üzerinde tatmin etmek isteyen, kendini beğenmiş makyaj güzelleri, saçını boyatmaya yüzlerce lira veren ancak seninle 5 lira indirim için tartışan, seni aşağılayan, yüzüne bakmayan, bir merhaba demekten yoksun, iyi akşamlar veya iyi günler kelimelerini asla lügatında barındırmayan, gülümsemesini kaybetmiş ve arama zahmetinde bulunmamış olan tüm bu insanlar, işte onlar bizim "Efendimiz" her cümlemizde efendim deriz, onlar bunu gerçek sanır ve binlerce yıl öncesine cahilliğin diz boyu olduğu o karanlık çağlara döner, hiç acımadan seni insan olarak görmekten kendini soyutlar ve efendiliğin gereklerini uygular...

Ancak hepsi öyle değildir, aralarında bazıları vardır ki, onları sanki yıllardır tanıyormuşçasına sıcak davranırsın, sanki 30 sn değil bir ömür dostluğunuz vardır o sıcak karşılıklı samimiyetinizde. Onlara "efendim" yerine abi, abla, kardeş... diyesin gelir ancak arada personel-müşteri duvarı vardır seni engelleyen, yine de koymaz sana, açarsın bütün sevgini değerli müşterilerine ve onları bir misafir gibi görürsün ve o andan itibaren onlar müşteri değil misafirdir ve hep öyle anılır.

En çok sevdiğim misafirler çift olarak gelenlerdir, karı-koca, sevgili vs. onlar çok samimidir, kendi aralarında büyüttükleri sevgiyi senle paylaşmaktan hiç çekinmezler, sende onlara aynı şekilde sevgi ve saygılarını sunarsın. Karşılıklı sevgi paketlerimizi birbirimize konaklama süreci içerisinde veya sonrasında sunmaktan hiç bıkmayız...

Yine çok değerli misafirlerimden ikisi otelimize teşrif etti, onlar iki sevgili, ikisi de her otele girişlerinde Lobi`nin havasını değiştirirler. Bugün yine geldiler ben görevi devraldıktan 2 saat sonra, küçük sohbetimiz birbirimize duyduğumuz saygı ve sevginin sağlam bir şekilde devam etmesini sağlarken, bana "Sana pasta ısmarlamak istiyorum" dedi Sevil Hanım "Çok sağolun, lütfen zahmet etmeyin" dememe rağmen dinlemedi ve restoran şefine "hangi pastayı isterse ikram edin, lütfen" dedi, şaşırdılar daha önce görmemişlerdi belki böyle bir şey ya da kıskandılar diyelim, (bu arada bu departmanlar arasında çok fazla gereksiz kıskançlık ve çekememezlik var) Tiramisu istedim, epeydir de yemiyordum kısmet bugüneymiş :) Çok tatlıydı pasta ya da bana öyle geldi üzerine serpilmiş sevgi tanecikleri yüzünden... Teşekkürler Sevil Hanım ;)

Ben bütün müşteri ve misafirlerimize aynı mesafede ve sıcaklıkta davrandığımı düşünüyorum, peki neden diğerleri kendilerine misafir gibi davranılırken illaki "biz müşteriyiz" diye tutturup konumlarını düşürüyorlar?

"Müşteri, parası için saygı gören ya da görüldüğünü zanneden, misafir, saygı ve sevgisini gösterdiği için aynı şekilde saygı ve sevgi gösterilen kişidir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *