23 Mayıs 2014 Cuma

Bu Benim İlk Yazım Belki de Sondur!

Merhaba,

İlk yazım olduğu için heyecanlıyım. Ne yazacağımı da bilemiyorum açıkçası. Günlüğümün amacından bahsedebilirim bu yazımda. Günlüğümün amacı günlük yaşadığım deneyimlerimi başıma gelen olayları sizlerle paylaşmak. Bilmiyorum bunun size nasıl bir faydası olur, belki bu mesleği yapmak isteyen veya halihazırda yapan arkadaşlarıma bazı tüyolar ve bilgiler vermiş olurum, işte bu beni mutlu eder.

Bu günlüğü ne kadar tutacağım emin değilim, belki sonsuza kadar yani sonsuzluğa ulaşana kadar, belki bir gün, belki... ama en azından içimdeki derdi, kederi, sevinci, yalnızlığı, kalabalığı hiç tanımadığım sizlere aktarmak beni mutlu edecek.

Tek amacım kendimi mutlu etmek..!
Öyledir insan kendini düşünür hep yadırgamayın lütfen, siz benden daha iyi bilirsiniz bunu.

Bugün ne mi oldu?

-Geldim baktım otelde kimse yok, geçtim oturdum tahtıma bilgisayarın karşısına, kasa solumda içi para dolu, hala kimse yok başladım paraları saymaya, shifti(Otelcilikte görev süresi) devralmak için sonra geldi benden önceki arkadaş, belki ben hırsız olabilirdim gelip paraları alıp kaçabilirdim, küçük bir ihtimal ama yine de küçük maaşımıza karşın büyük dikkat isteyen bir ihtimal.

Başladım göreve, polis raporu dediğimiz bir olgu var onu göndermekle, her gece polise bildirmekte olduğumuz kimlik bilgilerini bildirdik, aksi takdirde 370 küsür lira para ödüyorsun maliyeye bir de ifade veriyorsun niye göndermedin diye. Göndermemişim, unutmuşum, sallamamışım sizi ne önemi varki size o parayı ödedikten sonra, "aa bu çocuk unutmuş yazık bu seferlik affedelim" mi diyeceksiniz? Bu parayı da senden kesiyorlar haliyle, sıkıysa gönderme aldığın asgari ücretin neredeyse yarısı bu cezayı göze alıp...

Sakin ortalık çok sakin bir Cuma gecesine rağmen, sanki fırtına öncesi sessizlik gibi, bir sigara yakayım kapının hemen önünde telefonu duyacağım mesafede dedim, aldım sigaramı tam desk(Resepsiyonun önünde bulunan yüksekçe masa)in dışına çıkayım derken geldi biri. Hoşgeldiniz karşılamasıyla ve o yalan gülüşle, adamın bir çıkarının olduğunu yüzünden anlamıştım.
-Merhaba, bu benim kardeşim
Ardından biri daha girdi içeri.
-Merhaba, hoşgeldiniz.
-Hoşbulduk, nasılsınız?
-Teşekkür ederim efendim iyiyim siz nasılsınız?
-Oda fiyatlarınız nedir?
-Bla, bla, bla..
-Benim kardeşim, beden eğitimi öğretmeni(Hiç benzemiyor nedense?) Onun arkadaşları falan geliyor, bir kartınızı alabilir miyim, hatta kartın üzerine kendi numaranızı da yazarsanız, direk sizi ararız, indirim falan yaparsın.
-Tabi.
Sonra kardeşi dediği şahıs dışarı çıkar.
-Kardeşim, dediğim gibi beden öğretmeni benim burda evim var, ben zaten bu otelde çalışmıştım önceden, onun dışardan arkadaşları geliyor, onlara yardımcı olmak için aldık numaranızı, hani olurya kardeşimde gelir "bayan arkadaşıyla" o zaman da yardımcı olursun vs.
İşte bu bayan arkadaş sözünü duyduğumda aklıma gelen tek şey "Orospu" Bu adam buraya orospu getirmekten bahsediyor, çünkü sevgilisi, kız arkadaşı, sözlüsü, nişanlısı, karısı vb. ne derse desin kabul aklıma bir tek farklı bir şey gelmez. Ama biri bir "bayan arkadaş" kelimelerinin ikisini bir araya getiriyorsa sonuç hiç değişmiyor.
-Tamam efendim, deyip söze son verirken aklımdan geçen siktirin gidin oluyor ve benim arayan yabancı numaralara cevap vermeyiş olmam...

Pek bir sakin geçti bu gece, aslında bir sürü terane olması lazımdı hayret. Blog açtığımı mı duydular da kaçtılar, gelmez oldular?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *